Alanya'da 13'üncü yüzyılda Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat tarafından inşa ettirilen Alanya Kalesi'nde yer alan tarihi sarnıçlar turizme kazandırıldı.
Alanya Belediyesi'nin 'Denizcilik ve Gemi Müzesi' projesi kapsamında, yaklaşık 800 yıllık geçmişe sahip 2 sarnıç restore edildi. Kaledeki yerleşim alanlarında su ihtiyacının karşılanması için inşa edilen farklı boyutlardaki yaklaşık 500 sarnıçtan bazıları kayalara oyularak, bazıları bağımsız, bazıları ise yapıların içinde konumlandırılmış halde yer alıyor. Çoğu 13'üncü yüzyıl yapıları olan genel kullanım amaçlı sarnıçlar, kale halkı tarafından 1960’larda şebeke suyu bağlanıncaya kadar kullanılıyordu. 20'nci yüzyıl başlarından itibaren ahşap evlerdeki su ihtiyacını karşılamak için çatıya yağan yağmur suyunun toplama sistemiyle doldurulduğu sarnıçlar ise genellikle evlerin mutfaklarında yer alıyor.
KÜLTÜREL AMAÇLI KULLANILACAK
Hisariçi Mahallesi'nde bulunan ve restorasyonu tamamlanan Mecdüddin (Mecveddin) Sarnıcı da, Alanya Kalesi'nde 13'üncü yüzyılda genel kullanım amaçlı inşa edilen Selçuklu yapıları arasında yer alıyor. Ziyarete açılma aşamasında olan dikdörtgen planlı beşik tonozlu yapı, dıştan yükseltilmiş moloz taş duvarlarla sınırlandırılmış. İçteki horasan harçlı tuğla duvarının yüzeyi sıvalı olan sarnıcın üst kısımda toplam 3 adet su çekme bacası ve 1 adet su sızdırma deliği bulunuyor. Selçuklu döneminde liman hamamının su ihtiyacını karşılamak için kullanılan bir diğer büyük sarnıç da kültürel amaçlı kullanılmak üzere belediye tarafından onarıldı.
KALENİN EN BÜYÜK SARNICI
Belediye Başkanı MHP'li Adem Murat Yücel, Denizcilik ve Gemi Müzesi çalışmaları kapsamında tarihi kaledeki büyük sarnıçların restore edilerek ziyarete açılmasını hedeflediklerini söyledi. Restore edilen Mecdüddin Sarnıcı'nın, 1'inci derece doğal, arkeolojik, tarihi, kentsel sit alanı olarak tescilli Alanya Kalesi'nin en büyük sarnıçlarından birisi olduğunu belirten Başkan yücel, "Evliya Çelebi'nin 'Necmuddin Sarnıcı' olarak adlandırdığı sarnıcın üstünde herhangi bir kitabe bulunmuyor ancak İbrahim Hakkı Konyalı'ya göre bu sarnıç adını Karamanoğlu Mecduddin Mahmut’tan alıyor" dedi.
SERGİ VE SÖYLEŞİ MEKANI OLDU
Restore edilen diğer sarnıcın moloz taş ve harçla örülmüş tonozlu (tavan örtüsü), birbirine bitişik 2 mekandan oluştuğunu kaydeden Başkan Yücel, "Restorasyon çalışması sırasında yapının içinde 2 mekanı birbirine bağlayan ve sonradan örülerek kapatıldığı anlaşılan 2 adet kemer açıklığı temizlendi, yapının çatısında ve çevresinde kazı çalışmaları yapıldı. Yapı restorasyonun ardından sergi ve söyleşi mekanı olarak kullanılıyor. Bu sarnıcın Selçuklu döneminde kullanıldığı anlaşılan liman hamamının su rezervi için kullanılmış. Suyunu ise sur dışındaki doğal kaynaktan gelen bir Roma dönemi su kanalındaki dağıtım sisteminden sağlıyormuş. Restorasyon çalışmalarıyla birlikte yapının bitişiğinde bulunan 13'üncü yüzyıl Girene Çeşmesi de onarıldı" diye konuştu.